Şu yöntemi deneyin: Kendinize koyduğunuz ölçütleri, yakınlarınıza da aynı biçimde uyguladığınızı hayal edin. Bunu dürüstçe yapın.
Çoğu zaman, daha ilk dakikalarda içsel eleştirinin ne kadar sert ve adaletsiz olabildiği ortaya çıkar.
Bu alıştırmayı bir danışan–psikolog diyalogu üzerinden düşünelim:
Daha fazla içerik için uygulamada
Sadece içeriğin bir kısmını görüyorsunuz, uygulamada çok daha fazla interaktif makale bulacaksınız. Ayrıca, psikolojik metinler, durum takibi, günlük ve otomatik düşünce günlüğü gibi birçok özellik mevcut!
Bu rol oyununun ardından Dmitri, böyle sözleri yakın birine söylemenin kendisi için ne kadar zor olduğunu fark etti. Gerçekte asla böyle davranmayacağını, ama bunu kendisine sürekli yaptığını söyledi.
Kendinizle, sevdiğiniz birine konuşur gibi konuşun.
Brené Brown
İlginç, değil mi? Başkasına söylemeyi neredeyse imkânsız bulduğumuz şeyleri kendimize kolayca söyleyebiliyoruz.
Başkalarına sabır, yumuşaklık ve anlayış gösterirken, kendimize bunları büsbütün unutabiliyoruz.
Çifte standarttan vazgeçmeyi deneyin. Siz de saygıyı, desteği ve nezaketi hak ediyorsunuz.
Unutmayın: sağlıklı özsaygı, motivasyonunuzun, hedeflerinizin ve yaşam enerjinizin temel sütunlarından biridir.
Düşük özsaygı durumunda, imkânlarınızı küçümser ve adeta kendinizi mutluluktan mahrum bırakırsınız.
Kendinize yaklaşımınızı yavaş yavaş değiştirin: küçük başarıları işaretleyin; insan olduğunuzu, hata yapıp öğrenebileceğinizi kabul edin. Küçük adımlar büyük değişimlere götürür.

