Teknik: Öz Eleştiri Aynası

image

Şu yöntemi deneyin: Kendinize koyduğunuz ölçütleri, yakınlarınıza da aynı biçimde uyguladığınızı hayal edin. Bunu dürüstçe yapın.

Çoğu zaman, daha ilk dakikalarda içsel eleştirinin ne kadar sert ve adaletsiz olabildiği ortaya çıkar.

Bu alıştırmayı bir danışan–psikolog diyalogu üzerinden düşünelim:

Dmitri, işten çıkarılmanın sizde ‘Başarısızım, benden bir şey olmaz’ gibi düşünceler ve bir yenilgi duygusu uyandırdığını söylediniz.
man
Şimdi bu düşüncelere başka bir açıdan bakalım. Küçük bir sahne oynayalım: eleştirel cümlelerinizi kendinize değil, yakın birine — örneğin en iyi arkadaşınıza — yönelteceksiniz.
man
Ben de işini kaybetmiş arkadaş rolünde olacağım. Siz kendiniz olarak kalıyorsunuz. Hazır mısınız?
man
man
Evet, deneyelim.
Başlayalım. Ben diyorum ki: ‘Bugün işten çıkarıldım.’
man
man
Muhtemelen... bir şeyi yanlış yaptın; yoksa işten çıkarmazlardı.
Sence tam olarak ne?
man
man
Şey... belki hatalar yaptın, yeterince dikkatli değildin.
Yani şu an beni mi eleştiriyorsun?
man
man
Sanırım evet. Görünüşe göre üstesinden gelememişsin. Belki de işinde yeterince iyi değilsin.
Bunu duymak beni çok üzüyor. Destek bekliyordum.
man
man
Anlıyorum... ama hata yaptıysan ve başa çıkamadıysan, seni nasıl destekleyebilirim?

Daha fazla içerik için uygulamada

Sadece içeriğin bir kısmını görüyorsunuz, uygulamada çok daha fazla interaktif makale bulacaksınız. Ayrıca, psikolojik metinler, durum takibi, günlük ve otomatik düşünce günlüğü gibi birçok özellik mevcut!

banner_image

Bu rol oyununun ardından Dmitri, böyle sözleri yakın birine söylemenin kendisi için ne kadar zor olduğunu fark etti. Gerçekte asla böyle davranmayacağını, ama bunu kendisine sürekli yaptığını söyledi.

image

Kendinizle, sevdiğiniz birine konuşur gibi konuşun.

Brené Brown

İlginç, değil mi? Başkasına söylemeyi neredeyse imkânsız bulduğumuz şeyleri kendimize kolayca söyleyebiliyoruz.

Başkalarına sabır, yumuşaklık ve anlayış gösterirken, kendimize bunları büsbütün unutabiliyoruz.

Çifte standarttan vazgeçmeyi deneyin. Siz de saygıyı, desteği ve nezaketi hak ediyorsunuz.

Unutmayın: sağlıklı özsaygı, motivasyonunuzun, hedeflerinizin ve yaşam enerjinizin temel sütunlarından biridir.

Düşük özsaygı durumunda, imkânlarınızı küçümser ve adeta kendinizi mutluluktan mahrum bırakırsınız.

Kendinize yaklaşımınızı yavaş yavaş değiştirin: küçük başarıları işaretleyin; insan olduğunuzu, hata yapıp öğrenebileceğinizi kabul edin. Küçük adımlar büyük değişimlere götürür.

Diğeryazıları okuyun