Aşk, şairlerin, ressamların ve müzisyenlerin övdüğü muhteşem bir duygudur. Kanatlandırır, ilham verir ve yaşama bütünlük hissi katar.
Elbette hepimiz sevmeyi ve sevilmeyi isteriz.
Ancak aşkı şu inanca indirgerseniz: ‘Yanımda bir partner yoksa gerçekten mutlu ve kendimi gerçekleştirmiş biri olamam; tam mutluluk için sevilmeye ihtiyacım var’, bu bir bağımlılık belirtisidir.
Peki, aşka bağımlı olmak ne demek?
Aşkın, onsuz kendinizi mutlu hissedemediğiniz patolojik bir ihtiyaç hâline gelmesidir.
Sevginin yokluğundan acı çekersiniz; birinin bu boşluğu doldurmasını beklersiniz. Hayatınızın ancak sevdiğiniz biri hayatınıza girdiğinde daha iyi, ilgi çekici ve dolu olacağına; sizi değerli ve ‘tam’ kılacağına inanırsınız.
Böyle bir bağımlılık, kişiliğinizi, özsaygınızı ve sağlıklı ilişki kurma kapasitenizi zedeler.
Daha fazla içerik için uygulamada
Sadece içeriğin bir kısmını görüyorsunuz, uygulamada çok daha fazla interaktif makale bulacaksınız. Ayrıca, psikolojik metinler, durum takibi, günlük ve otomatik düşünce günlüğü gibi birçok özellik mevcut!
Aşk bağımlılığının nedenleri farklı olabilir; çoğu kez çocukluk ya da ilk gençlik yıllarına uzanır.
Buna özellikle, yalnızlıktan korkan, kusurlarına odaklanan ve kendi güç ve becerilerine inancı zayıf, düşük özsaygılı kişiler yatkındır.
Çocukluktan gelen düşük özsaygı, kendini eksik hissetmeye dönüşebilir.
Ebeveyn ilgisinin az olduğu ve sevginin eksik kaldığı çocuk, yetişkinlikte bu duyguyu partnerlerde aramaya başlar ve bağımlı ilişki kalıpları geliştirir.
Örnek: 28 yaşındaki Viktoriya, ‘Yalnızca bir ilişkideyken mutlu olabilirim. Erkek olmadan ben hiçbir şeyim’ inancıyla akşamlarını ve hafta sonlarını çaresizlik içinde geçiriyor.
Onun için sevilmek, nefes almak kadar önemli. Bu yüksek talepkârlık ise çoğu zaman insanları uzaklaştırır.
Viktoriya, inançlarını incelerken düşünme biçiminin eksilerini ve artılarını yazdı.
Eksiler şöyleydi:
Ardından inancın artılarını yazdı:
Peki bu artılar ne kadar gerçek?
Yıllarca erkek olmadan yaşayamayacağına inandı; ama bu inanç, aradığı partneri ona hâlâ getirmedi.
Gerçek mutluluk, kendinizden hoşnut olmaktır.
Seneca
Viktoriya, erkeklere aşırı anlam yüklediği sonucuna vardı ve bunun kimseyi kendisine çekmediğini gördü.
Ayrıca, bağımlı insanların çoğu zaman fazla talepkâr göründüğünü ve bunun ilişki kurmayı zorlaştırdığını fark etti.
Mutluluğu içinde bulanların çoğu kez başkalarını çektiğini; çünkü neşe ve güven yaydıklarını gördü.
Aşk bağımlılığı, sağlıklı ilişkiler kurmayı zorlaştırır. Kendi mutluluğunuz için başkasına ihtiyaç duyduğunuzu söylediğinizde, bilinçdışında şu mesajı verirsiniz: ‘Beni sev, çünkü tek başıma bir değerim yok.’ Böyle bir ilişkinin sağlıklı olması zordur.
Üstelik bu inançlarla ilişki içinde olsanız bile, ilişkiyi sağlıklı sürdürmek zordur; çünkü mutluluğun kaynağını belirli bir kişinin hep yanınızda olmasına bağlamış olursunuz.
Bunun için her şeyi yapmaya hazırsınızdır. İhtiyaç duyduğunuz duygu dozunu alamadığınızda, sevgiyi hissetmek için partnerinize baskı yapabilir ya da ‘o büyük aşkı’ başka yerde aramayı düşleyebilirsiniz.
Ve size hep yetmeyecek ya da ‘bir şeyler eksik’ olacaktır; çünkü kendi hâlinizden sorumluluğu başka birine yüklemişsinizdir.
Kendi ruh hâlinizi düzenlemeyi ve mutluluğu içinizde bulmayı öğrenmek çok önemlidir. Bu, hem tek başınayken hem sevdiğiniz kişiyleyken aynı derecede canlı hissetmenizi sağlar.
Ama şöyle düşünebilirsiniz: ‘Kulağa hoş geliyor ama gerçekçi değil. Yalnız olmak duygusal bir başarısızlık demek.’
Birçok kişi aşkın dünyanın motoru olduğuna inanır; bunu reklamlarda, pop şarkılarında ve şiirlerde görürüz. Oysa aşk, mutlu ve dolu bir yaşama giden tek yol değildir.
Yalnız olmak, kesinlikle mutsuz olmak demek değildir. Hayattaki hazların çoğunu tek başımıza da yaşarız.
Örneğin sevdiğiniz müziği dinlerken, dans ederken, güzel yerlerde yürürken, kitap okurken ya da dondurma yerken. Keyifli hissetmek için mutlaka birine ihtiyaç yoktur.
Kendini sevmek, ömür boyu sürecek bir aşkın başlangıcıdır.
Oscar Wilde
Tek başına tadına varılabilecek hazların sayısı sınırsızdır. Bu da, yanınızda biri olsa da olmasa da pek çok haz kaynağının size açık olduğu anlamına gelir.
Sizin haz listeniz nasıl? Kendinizi nasıl sevindirebilirsiniz?
Bazen kusursuz ilişki ve ‘yüce duygu’ fikrine o kadar takılırız ki gerçek sevgiyi hissetmek için aslında neye ihtiyaç duyduğumuzu gözden kaçırırız.

