Yanıltıcı Depresyon: Hormonlar ve Vitaminler Duygusal Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

image

Bu bölümün, duygusal durumunuzu iyileştirmenize azami ölçüde yardımcı olmasını istiyoruz. Bu nedenle değişimlerin tüm olası nedenlerini konuşmak önemlidir.

Depresyondan söz ettiğimizde, daha önce anılan belirti kümesini kastederiz. Ancak bu belirtiler her zaman tek başına ruhsal bir bozukluğa işaret etmeyebilir.

Biyolojik yapımız yalnız fiziksel değil, psikolojik iyilik hâlinde de belirleyicidir. Dolayısıyla fiziksel sorunlar, depresyona benzeyen bir duygu durum tablosu yaratabilir.

Bunun en açık örneği hormonlardır. Davranışımız ve psikolojik durumumuz üzerinde büyük etkiye sahiptirler.

Psikoendokrinoloji alanındaki araştırmalar, sinir sistemi ile endokrin sistemin birlikte çalışarak homeostazı (bedenin fizyolojik dengesini) koruduğunu gösterir.

image

Ruhun içinde kalmak istemesi için bedenine özen göster.

Sokrates

Bu nedenle hormon dengesindeki dalgalanmalar, duygusal alanda belirgin bozulmalara yol açabilir.

Daha fazla içerik için uygulamada

Sadece içeriğin bir kısmını görüyorsunuz, uygulamada çok daha fazla interaktif makale bulacaksınız. Ayrıca, psikolojik metinler, durum takibi, günlük ve otomatik düşünce günlüğü gibi birçok özellik mevcut!

banner_image

Örneğin, tiroid fonksiyonunun azalması depresif belirtilere, artmış kaygıya ve başka ruhsal sorunlara neden olabilir.

Aşırı tiroid işlevi ise taşkınlık, irritabilite, duygu durum dalgalanmaları ve hatta psikotik belirtiler doğurabilir.

Akromegali (büyüme hormonunun aşırı üretimi), zihinsel etkinlikte azalma, apati ve yer yer öforiyle kendini gösterebilir.

Dolayısıyla endokrin bozukluğu olan kişiler, hastalığın fiziksel güçlüklerinin yanı sıra anksiyete, depresyon, taşkınlık ve bilinç bulanıklığı gibi ruhsal sorunlar açısından da risk altındadır.

20. yüzyılın ortalarında, insanın endokrin sistemi ile psişesi arasındaki ilişkiyi inceleyen psikoendokrinoloji adı verilen bir bilim dalı ortaya çıktı.

Hatta “psikoendokrin sendromu” diye bir terim vardır: endokrin hastalıkların zemininde gelişen ruhsal bozulmalar. Bunlara duygu durum bozuklukları, astenik tablolar, zihinsel etkinlikte azalma ve dürtü/isteklerde değişimler dâhildir.

Hormonların yanı sıra vitaminler de genel iyilik hâlimiz üzerinde belirgin etkiye sahiptir.

Vitamin eksikliği ile depresyon doğrudan bağlantılı görünmese de, araştırmalar aradaki ilişkinin sanılandan güçlü olabileceğini gösterir.

Vitaminler metabolizmanın sürmesi için gereklidir. Sayıları çoktur; her biri yerine konamaz bir işleve sahiptir. Eksiklik belirtileri, derecesine göre farklılaşır.

Vitamin eksikliği, belirli bir vitaminin yetersiz ya da neredeyse yokluğu durumudur.

Farklı vitamin eksikleri, ruh sağlığını hafiften ürkütücüye varan belirtilerle etkileyebilir.

Araştırmalar, vitamin eksikliklerinin anksiyete ve depresyona zemin hazırlayabildiğini; obsesif-kompulsif ya da bipolar bozukluk gibi tabloları olan kişilerde belirtileri ağırlaştırabildiğini göstermiştir.

Sağlıklı olsanız bile tek bir vitamin eksikliği dahi duygu durumunuzu ve duygusal zemininizi olumsuz etkileyebilir.

Vitamin eksikliği örnekleri ve olası belirtiler:

ok
D vitamini: çökkünlük, kaygı, yorgunluk, duygu durum dalgalanmaları.
ok
Demir: güçsüzlük, çabuk yorulma, nefes darlığı, baş dönmesi, uyuşma.
ok
B12 vitamini: artmış yorgunluk, anemi, uykusuzluk, iştah azalması, mide rahatsızlığı, kas ağrıları.
ok
Folik asit: yorgunluk, irritabilite, depresif duygu durum, güçsüzlük, apati, halsizlik, bilişsel işlevde azalma.
ok
B grubu vitaminleri: artmış yorgunluk, irritabilite, uykusuzluk, duygu durum değişkenliği, ritim bozuklukları.
ok
Magnezyum: güçsüzlük, baş ağrısı, kaygı, ritim bozuklukları.
ok
C vitamini: kronik yorgunluk, duygusal dalgalanma.

Bunlar, depresyonla kolayca karıştırılabilecek belirtilerin yalnızca bir kısmıdır.

Kişisel gözlemlerimiz de tanıda hormon ve vitamin dengesini dikkate almanın önemini gösterir.

Ekipten bir kişi, tükenmişlik yaşadığını sanıyordu: açıklanamayan yorgunluk, kötüleşen duygu durum, hiçbir şey yapma isteği yoktu.

Hormon ve vitamin etkenini akılda tutarak hekime başvurdu; eksiklik saptandı, D vitamini takviyesi kullandı ve belirgin şekilde toparladı.

Ekipten bir başka kişi de depresyona benzer belirtiler yaşıyordu; demir eksikliği anemisi saptandı ve tedaviyle durumu belirgin biçimde düzeldi.

Durumunu şöyle tarif etmişti: “Sürekli uykum vardı; hiçbir şey yapmak istemiyor, kimseyle konuşmak istemiyordum. Şiddetli bir apati, baş dönmeleri, irritabilite yaşıyordum. Bir noktada bunun depresyon olduğuna inandım; tesadüfen tam kan sayımı verene dek. Orada hemoglobinle ilgili sorunlar çıktı.

Sonrasında ek tetkikler, demir ve ferritin eksikliğini gösterdi. Demir eksikliği anemim vardı; ben ise depresyon sanmışım. İlaç tedavisinden sonra eski hâlime döndüm. Durumum belirgin biçimde düzeldi.”

Bu hikâyeleri, yanlış tanılardan kaçınmanız için paylaşıyoruz.

Bu nedenle, duygu durum düşüklüğü, bitkinlik, yorgunluk ve yukarıda sayılan belirtileri yaşıyorsanız, yalnız psikolojik değil, fiziksel sağlığınıza da bakın.

Bir hekime danışın; tam kan sayımı yaptırın, vitamin ve hormon düzeylerinizi kontrol ettirin. Belki de bu adımlar, duygusal durumunuzun iyileşmesi için yeterli olacaktır.