Etiketleme, tek bir olay ya da davranışa dayanarak, bağlamı derinlemesine incelemeden kendimize ya da bir başkasına kesin ve olumsuz bir hüküm vermektir.
İnsanlar, birine ömür boyu düşünme zahmetinden kurtaracak bir etiket yapıştırmayı dünyada en çok sever.
W. Somerset Maugham
Örneğin:
Daha fazla içerik için uygulamada
Sadece içeriğin bir kısmını görüyorsunuz, uygulamada çok daha fazla interaktif makale bulacaksınız. Ayrıca, psikolojik metinler, durum takibi, günlük ve otomatik düşünce günlüğü gibi birçok özellik mevcut!
Bu tepki, dünyayı hızla düzenlemeye çalışan çocukların düşünme biçimini andırır.
Oysa yetişkin biri tek bir epizottan hüküm çıkarmak yerine, daha geniş bakabilir ve durumu analiz edebilir.
Her insan karmaşık, değişken ve canlı bir sistemdir. Davranışlarımız yaşa, duygu durumuna, koşullara, yaşam evresine ve yüzlerce etmene bağlıdır.
Birini tek bir etiketle anlatmaya çalışmak, koca bir filmi tek bir kareyle özetlemeye benzer: neredeyse bütün önemli şeyler kadrajın dışında kalır.
Kendimize etiket yapıştırmak ise özellikle yıkıcıdır. Esnekliğimizi azaltır, güçlü yanlarımızı görmemizi ve gelişmemizi engeller.
Başkalarına etiket yapıştırdığımızda, o kişinin yalnızca bir yönünü görme ve onu benzersiz kılan diğer her şeyi kaçırma riski doğar.
Bu, çatışmalara, yanlış anlamalara ve uzaklaşmaya yol açabilir—kimse kalıplara sıkıştırılmaktan hoşlanmaz.
Peki bunun yerine ne yardımcı olur? Etiketi çürüten olguları fark etmek ve kişinin farklı yönlerini hesaba katmak.
Diyelim ki biri sıraya sertçe daldı ve ilk düşünceniz: “Ne kadar kaba.”
Ruh hâliniz kendiliğinden bozulabilir.
Ama kendinize bir an verip, o kişinin acil bir nedeni olabileceğini ya da zor bir gün geçirdiğini varsayarsanız, duygu yumuşar ve hükmünüz daha az kesinleşir.
Birkaç basit alıştırmayı deneyin:
Çevrenizdeki insanların alnında “başarısız”, “tembel”, “çirkin” gibi etiketler varmış gibi hayal edin. Zihninizde böyle bir etiketi fark ettiğinizde, onu düşüncenizden sökün.
Bir kutu ve yapışkan notlar alın. Kendinizi bir etikette yakaladığınızda, onu yazıp kutuya atın. Haftanın sonunda içindekileri çöpe atın.
Bunu telefonunuzdaki notlarda da yapabilirsiniz.
“Etiketleri Dönüştürmek”
Örneğin “aptal” yerine “öğreniyorum”, “tembel” yerine “yorgunum, dinlenmeye ihtiyacım var” deyin.
İlk başta garip gelebilir ama iyi niyeti ve gerçekçi bakışı güçlendirir.
Ana fikir, etiketi başka bir etiketle değiştirmek değil; kategorik yargılardan yavaşça vazgeçip kişiyi bir kelimeye indirgemeden görmektir.
Etiketlere ne kadar az yer verirsek, kendimizin ve başkalarının gerçek çok yönlülüğünü o kadar kolay fark ederiz.

